Ölmesini Dilemek
Koridorda bir aşağı bir yukarı turluyorum. Bazen nefessiz kalıyorum bazen de kalp atışlarım hızlanıyor. Sağımdan solumdan geçen insanların seslerini duyuyorum. Çok garip bakışlara maruz kaldığımı söylemek yanlış olmazdı sanırım. Kafamın içindeki sesler dışarıyı algılamamı engelliyor. Sadece birtakım uğultular bana eşlik ediyor gibi hissediyorum. İlaç kokusu boğazımı yakıyor. Kalabalık içinde tek ben varmışım gibi hissediyorum ama sanki etrafımda büyük bir kargaşanın ortasında kalmışım ve gelen geçen her insan çember halinde etrafımı sarmış gibi. Teyzemden çok uzaklaştığımı fark ederek tekrardan koridorun sonuna yöneldim. Adımlarım geri geri gidiyor. İlerlemeye çalıştığım her an sanki ruhum dört nala atın üstünde hızla uzaklaşıyor ters yöne doğru. Onu engellemek istemiyorum. İzleme camının önüne geldiğimde tüm duygularım kayboldu. Ölmesini dilemek ama ölecek diye korkmak arasındaki ikilem de ölmesini istediğim her an kendimden nefret ediyordum. Acı çekmesini istemiyordum. Gözlerindeki o ifade canımdan can alıyordu. Yavaşça yere çöktüm. Sırtımı duvara dayadım. Ağlayamayacak kadar şok içerisinde miyim yoksa ağlamak istemiyor muyum çözemiyordum. Bütün bunlar çok ağır geliyor. Kalbimi yakan alevi dindirmenin bir yolu var mı? Adım seslerinin artması ile kafamı kaldırdığımda birkaç kişinin yoğunbakım ünitesine koştuğunu görmek hareketlerimi daha da yavaşlattı. Ayağa kalkabilecek gücü bulamıyordum ve tüm bunların son bulmasını umut ediyordum. Bir hayalden öteye geçmemesini. Özür dilerim Teyzem. Bu kadar kalpsiz kalabildiğim için özür dilerim. Ben sadece huzura ulaşmanı arzu ediyorum. Gözyaşları yanaklarımı ıslatmaya başladığında yanıma yaklaşan bir çift ayağa doğru baktım. Sonrası karanlıktı. Ruhumu teslim etmiş olmayı dilediğimden başka bir şey veya bir söz hatırlamıyorum...
2 Mayıs 2025
~AhsenH~
Yorumlar
Yorum Gönder