Sancı

Aynanın karşısına geçmiş güzelliğini izlemekten kendini alıkoyamayan Lisa, tacını düzeltti. Annesine alması için yalvardığı elbisenin içinde çok naif hissediyordu. Pahalı olan bu elbiseyi aldırmak için bir yıldır yalvarıyordu. Modası geçmesine rağmen hâlâ çok pahalıydı ama modasının geçmesi hiçte umurunda değildi Lisa'nın. Bir eliyle eteğinin ucundan tutup kendi etrafında döndü ve kıkırdadı. Etrafında olup biten hiçbir şey umurunda değildi. Çünkü o an kimsenin, mutluluğunu bozamayacağı bir an yaşıyordu. Evin ikinci büyük ablası Marilda,Lisa'ya bir bakış attıktan sonra ablasına Luna'ya bakmaya devam etti. Sabahtan beri ablasının eteğinin dibinden ayrılmamıştı. Onun için derinden hüzün duyuyordu. Yaşları yakın olduğu için abla-kızkardeş ilişkisinden daha ziyade arkadaş gibilerdi. Birlikte büyüdük, birlikte yaşlanacağız sözünün gerçek olacağını düşünmüştü. Ama ölümden daha beter bir durumla karşılaşmış olmanın verdiği gerçeksi bir tokat ile sarsılmışlardı. Annesi Luna'yı teyzesinin yanına göndermeye karar vermişti. Daha doğrusu Luna'yı birkaç kopenke Teyzesine satmıştı ve Lisa'ya elbise alınmıştı. Marilda, Lina'ya kızmak istiyordu ama o küçük kızın neye sebep olduğunu bilemeyecek kadar cahil olduğunu bilmek sinirlerini yatıştırıyordu. Teyzesinde kalmak ablası için bir ölüm olacaktı. Teyzesinin, köyünde büyük bir çiftliği vardı ve burada ağır işleri yapması için hizmetçiler alınıyordu ve o hizmetçilerden biri ablası olacaktı. Bunu engellemek için hiçbir yol yoktu. Yazık ki babasının umurunda değildi. Çünkü Lisa, mutluydu ve geride kalanın bir önemi yoktu. Şiddete meyilli teyzenin yanına ne zaman gitseler ağır küfürler,aşağılamar duyuyorlardı. Çoğu zaman da dayak yemekten ayağa kalkamaz oluyorlardı. Çocukluğunun kara kabusu olan köy, ablasının belki de gördüğü son an olacaktı. Evin en küçük kızı Marry ise Luna'nın başına bir öpücük kondurmuştu. Luna'yı sevdiğini ve onu anladığını ifade eden küçük bir buse. Ve bu busenin alt metninde ona yardım edemeyeceğinin bilinci vardı. Luna mı? O sadece sert ve boş bakışlar atmaktan ileri gidememişti. Ölmeden ölmeyi başarmıştı. Belki de Luna, bu geceyi çıkaramamanın hayalini kuruyordu, kim bilir...

 ~AhsenH~

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cesaret Nedir?

Dağınık, Herşey Dağınık