Cesaret Nedir?

 Çok da uzak olmayan bir zamanda arkadaşımla bir diziye başladık. Amerika ve Japon işgali içinde Kore halkının mücadelesini çok güzel anlatıyordu. Dram dizisiydi. Ağlanabilecek çok yer vardı. Ancak ben sadece bir yerinde hıçkırıklarımı tutamadım. Yan karakterin öleceğini hissettiği anda...
Öyle korkusuz veya önemli bir karakter değildi. Diğerleri gibi kendini koruyamıyordu. Kötü bir ailenin zengin, şımarık çocuğu olarak biliniyordu. Belki de öyleydi. Komik ve cıvık şakalarıyla pek fazla sevilmiyordu. Ama dram dizisinde bile izleyicinin gülmesini sağlayan kişiydi kendisi. Sürekli sırıtırdı. Tabi ben o maskenin altında her acıyı hissediyordum. 
 Bir sahnede yaşlı bir adam öfkeyle su fırlattı bizimkinin yüzüne. Gülümsedi ve tek bir soru sordu: "Dedem miydi size zarar veren yoksa babam mı?" O an hissettiğim şeyi size nasıl anlatsam? Sevdiklerinin yaptığı bir hatayı telafi etmeye çalışmanın acısını bilir misiniz? Başkasının yükünü yüklenmenin ağrısını? Yaptığı doğru bir şey demiyorum. Ancak nedenlerini anlayabiliyorum. 
 Başka bir sahnede tanıdığı kişilerin vatanı için ellerine tüfeklerle sarıldığını gördü. O yapamadı. Onlar gibi bağıramadı. Dayadı gözünü kameranın merceğine ve halkın yaşadıklarını çekmeye başladı. Olanları cümlelere dökerek insanları haberdar etmeye başladı. Eline silah almadı, ama silahı kalemiydi. İsmi bile olmayan gazetesinde tek başına çalıştı.
 Sevdiklerine silah tutulduğunu gördüğünde ise bir çok kişinin, belki kendisinin bile beklemediği bir şey yaptı. Kendini öne attı. Masuma tutulan silaha yapıştı. Gözleri sonuna kadar açık, korkulu ancak cesur bir şekilde. O an yaşadığı adrenalinle dövüşmeye başladı. Başardı da... Ürkek bakışlarla ne yaşadığını anlamaya çalışırken arkadan gelen onlarca düşmanı gördü. Donakaldı. Karakteri gereği kaçağını düşündü izleyici. Ancak kaçmadı. Elinde düşmandan aldığı silah ile korkuyla öleceği zamanı bekledi. İşte o sahnede uzun zamandır ağlamadığım kadar sert ağladım. Arkadaşım endişelendi ve "Ölmüyor, merak etme." dedi. Ancak sebebi ölmesi değildi ki. Sebebi o bakıştı. Cesaretin korkusuzluk olmadığını anlatan, benim hayatımı açıklayan o bakış... Ve durduramadım kendimi. Yaşadıklarım için aktı gözyaşlarım. Benim gibi olanlar için aktı. Korkak cesurlar için aktı. Hiç ummadığınız kişinin, ummadığınız şeyler yapabileceği günler için aktı...

                                         -Beyaz Gül-

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sancı

Dağınık, Herşey Dağınık