Dağınık, Herşey Dağınık
Bugün bir arkadaşımla daha vedalaştık. O da kendi yurduna, evine hevesle döndü. Ben yine arkada kaldım. Bu duygu bana ahiretteki durumumu tanıdıklaştırıyor. Ve yalnız kalmaktan nasıl korktuğumu farkettim şuan. Oturdum bir metroda ve eve gidesim gelmiyor. Evde beni bekleyen bir ailem var. Onlar olmasaydı? Eve döner miydim? Kafam yine çok karışık. Bu cümlelerime de yansıyor. Tıpkı kelimeleri toparlayamadığım gibi düşüncelerimi de toparlayamıyorum. Beynime misafirliğe gelmiş gibiyim. Bir şeyleri düzenlemek istiyorum ama neyin nerede olması gerektiğini bilmiyorum. Düşünceyi bir yerden alıp başka bir yere koyuyorum. Ama yine dağınık... Beynim yine dağınık. Hiçbir şey düşünmüyorum ama çok şey düşünüyorum. Böyle bir şey mümkün mü?
Bir metro daha geldi. Ben hala oturuyorum. Niye kötüyüm? Bir sebep bile olmadan... Kabuğun altında canımı yakan yara ne? Beynim dağınık demiştim, yine farkediliyor. Bağıra bağıra ağlamak ama aynı zamanda kahkahalar atmak istiyorum. Sevilmek istiyorum ama bir yandan kimse bana dokunmasın istiyorum. Mal gibiyim ama güçlü hissediyorum. Sıcağım ama içime kar yağıyor. Enerjiğim ama yerimden kalkacak halim yok... İyi miyim kötü müyüm bilmiyorum. Dedim ya dağınık her şey.
Sanırım düzeltmeliyim... O'nunla... O biliyor neyim olduğunu. Beynimin ev sahibi O. O'na sormalıyım düşüncelerin yerlerini. Bir metro daha geldi. Artık kalkmalıyım. Banka dağılan düşüncelerimi, enerjimi toplayayım. Benden sonra gelen bunları hissetmesin. Ya da bir dakika... Hissetsin... Sonucu O'na çıkarırsa bu düşünceler merhem olur yaralarına. Ben merhemi aldım gibi. Evde süreceğim. Burda sürersem gözlerim yaşarabilir. Ama merhemin olması güven veriyor. Ev sahibinin varlığını hissetmek rahatlatıyor. Kalktım... Düşüncelerim bankta kaldı sanki. Görüşürüz düşüncelerim.. Yeni sahibinle başarılar. Onları da doğru yola ilet. Onları da O'na yönlendir olur mu?
-Beyaz Gül-
Yorumlar
Yorum Gönder