Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Biliyor musun?

  Kuralların var değil mi? Ömrünün bu vaktine kadar yaşadığın bir çok deneyim ve bu deneyimlerden edindiğin fikirler var. Yargıların var. Bir çok insan tanıdın ve artık her şeyin farkındasın. İnsanların ne mal olduklarının farkındasın. Çok şey biliyorsun. Bu tür sözler aklından geçiyordur belki sürekli. Ama kötü bir haberim var. Hiç bir şey bilmiyorsun.    Daha kaç yaşındasın? Böyle net yargılar oluşturacak kadar ne görmüş olabilirsin? Milyarlarca insan içinden en fazla 500 kişi tanıyorsundur. Kaç ediyor. %0.00000001 mi? Ne bu insanlığın şifresini çözmüşsün havaları? Sen hiç bir şey bilmiyorsun. Bilemezsin! Bırak şu seni çepeçevre saran kuralları! Sana verdiği yükü göremiyor musun? Taşıyamıyorsun anla artık! Sana ait olmayan bir yükü sürekli taşımaya çalışıyorsun ama olmuyor! Olamaz da... Bu kurallar sadece seni daha fazla yoruyor. Bir şeyler bildiğini düşündüğünden beri enerjin azalıyor farkında değil misin? Vücudun tepki veriyor bu saçmalığa! "Kaldıramıyorum yeter artık...

Dağınık, Herşey Dağınık

  Bugün bir arkadaşımla daha vedalaştık. O da kendi yurduna, evine hevesle döndü. Ben yine arkada kaldım. Bu duygu bana ahiretteki durumumu tanıdıklaştırıyor. Ve yalnız kalmaktan nasıl korktuğumu farkettim şuan. Oturdum bir metroda ve eve gidesim gelmiyor. Evde beni bekleyen bir ailem var. Onlar olmasaydı? Eve döner miydim? Kafam yine çok karışık. Bu cümlelerime de yansıyor. Tıpkı kelimeleri toparlayamadığım gibi düşüncelerimi de toparlayamıyorum. Beynime misafirliğe gelmiş gibiyim. Bir şeyleri düzenlemek istiyorum ama neyin nerede olması gerektiğini bilmiyorum. Düşünceyi bir yerden alıp başka bir yere koyuyorum. Ama yine dağınık... Beynim yine dağınık. Hiçbir şey düşünmüyorum ama çok şey düşünüyorum. Böyle bir şey mümkün mü?   Bir metro daha geldi. Ben hala oturuyorum. Niye kötüyüm? Bir sebep bile olmadan... Kabuğun altında canımı yakan yara ne? Beynim dağınık demiştim, yine farkediliyor. Bağıra bağıra ağlamak ama aynı zamanda kahkahalar atmak istiyorum. Sevilmek istiyor...

Yabancı

  Bir geyik bir gün bir yabancıyla tanışıyor. Yabancı, ona dokunmak istiyor ama geyik ondan korktuğu için kaçıp gidiyor. Yabancı her gün geyiği takip ediyor. Onun gittiği yerlere gidip ona ilişmeden yanına kıvrılıyor. Bir gün yabancı, bir çiçeğe dokunuyor ve çiçek soluyor. Bunu farkeden yabancı, geyiğe zarar verme korkusu ile ona hiçbir şekilde dokunmuyor. Gel zaman git zaman geyikle yabancının arasındaki bağ kuvvetleniyor. Birbirlerine dokunmadan yaşamlarını birlikte geçiriyorlar. Günün birinde geyik, yabancıya dokunmak istiyor. Yabancı bir adım geri çekiliyor korkuyla. Geyik bir adım daha yaklaşıyor. Yabancı, geyiğin yaklaşmasına izin veriyor. Geyik, yabancının eline dokunduğunda hiçbir şey olmuyor. Bundan cesaret alan yabancı, geyiğe sarılmak için elini boynuna uzatıyor ve ona sevgiyle sarılıyor. Yabancının elinde geyik bir anda ağırlaşmaya başlıyor. Geyiğin gözlerine bakabilmek için başını geri çeken yabancı, geyiğin canını aldığını fark ediyor. Usulca geyiği yere düşmesini eng...