Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sayounara

 Çok bunalmıştı. Artık nefes almakta zorluk çektiği için kendini bahçeye atmıştı. Bahçede dolaşmasının üzerinden kaç saat geçti fark etmedi. Ailesinin ısrarıyla şehrin piknik alanlarından birine getirilmişti. Gülüp eğlenmek onunda isteği miydi bilmiyordu. Şimdilik kendine izin vermesi gerektiğinin farkındaydı. Kendi içine çekilmeli ve iyileşmeyi beklemeliydi. Ailesi kamelyada otururken yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Hareketlendiğini görünce annesinin nereye gidiyorsun diye sitem ettiğini duyunca neşeli bir ses ve gülümsemeyle aşağıdaki büyük ağacı merak ediyorum, merak etme hemen geleceğim dedi ve harekete geçti. Ailesinden biraz uzaklaşınca derin nefes alıp verdi. Gökyüzüne uzun bir bakış attı. İçi daralıyordu. Bu iç sıkıntısının yanı sıra piknik alanına geldiği andan beri onu izleyen kötü bir bakışında farkındaydı ve o kişiyi izleyen başka bir kişinin masum kalbi ve kıskançlığını da hissediyordu. Üzerinde düşünmek istemediği bir konuydu. Piknik alanında birçok kamelya vardı ama bu...

Sevmek Eylemi

Sevgi mi? Bunu hissetmek için ne yapmam gerekiyor. Söylediğin şartları anladığımı sanmıyorum. Birinin seni sevmesi mi? Neden bit insan, bir başka birini sevebilir ki. Sevmek demek bir başka birine muhtaç olmak demek mi? Ben daha önce kimsede böyle bir şey hissetmedim. Yani sevgi dediğin şey birinin varlığına duyulan ihtiyacın karşıladığı bir şey mi? Gerçekten bu dediklerin kafamı karıştırıyor. Sevdiğin insanı kalbinde hissedersin diyorsun ama ben orada koca bir boşluk hissediyorum. Çok derin bir lanet gibi. Bunu sana nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Ama tıpkı biri kalbimi sıkıp sıkıp bırakıyor gibi. Bazende uçurumun dibinde uzuvlarım parçalanmış ama hiçbir şey hissedemiyorum gibi. Bu benim birini sevemediğimi mi gösteriyor Luna. Benim bir kalbim yok mu? Kalbi olmadan dünyaya gelebilir mi bir insan. Ne dedin? Annem mi? Annemi durup dururken neden merak ettin anlamadım. Çok fazla hatırlamıyorum. Hatta onu hatırlayamıyorum. Aklımda koca bir boşluk. Hiçbir anı yok.  Onu hatırlamakta ...

Kaygı

 Gözlerimi kapattım sımsıkı. Etraftaki her şey yok oldu. Sesleri duymaz oldum, burnum koku almaz oldu, kalbim ses vermez oldu. Dokunduğum her şey manasını yitirdi. Yavaşça gözlerimi tekrar açtım. Yemyeşil bir orman vardı karşımda. Gökyüzünde kuşlar uçuyordu, sesleri kalbimi hızlandırdı. Kanat çırpışları yaşama hevesimi hatırlattı. Ormanın içinden sekerek bir ceylan geldi. Göz göze gelmemeye ve hareket etmemeye çalışarak ormanın içinde yürüyüşünü seyrettim. Kulaklarım onun bastığı yerden gelen çalı çırpı sesleri ile yaşama döndü, titredim. Sanki o, yere her bastığında toprağın kokusu yayılıyordu ormana. Etrafta hiç çiçek yoktu ama mis gibi amber kokuyordu her yer. Bir ağacın kavuğundan usulca başını çıkardı bir sincap. Ürkekliği kalbimdeki hisleri hatırlattı. Yavaş yavaş etraf karanlıklaşmaya başladı. Gözlerimi tekrar sımsıkı kapattım. Sesler, kokular, dokular her şey tekrardan karanlığa gömülmüştü. Kalbim sıkışıyordu. Nefes alamıyordum, soluğum kesilmişti. Gözlerimi açmak bile iste...