Çok bunalmıştı. Artık nefes almakta zorluk çektiği için kendini bahçeye atmıştı. Bahçede dolaşmasının üzerinden kaç saat geçti fark etmedi. Ailesinin ısrarıyla şehrin piknik alanlarından birine getirilmişti. Gülüp eğlenmek onunda isteği miydi bilmiyordu. Şimdilik kendine izin vermesi gerektiğinin farkındaydı. Kendi içine çekilmeli ve iyileşmeyi beklemeliydi. Ailesi kamelyada otururken yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Hareketlendiğini görünce annesinin nereye gidiyorsun diye sitem ettiğini duyunca neşeli bir ses ve gülümsemeyle aşağıdaki büyük ağacı merak ediyorum, merak etme hemen geleceğim dedi ve harekete geçti. Ailesinden biraz uzaklaşınca derin nefes alıp verdi. Gökyüzüne uzun bir bakış attı. İçi daralıyordu. Bu iç sıkıntısının yanı sıra piknik alanına geldiği andan beri onu izleyen kötü bir bakışında farkındaydı ve o kişiyi izleyen başka bir kişinin masum kalbi ve kıskançlığını da hissediyordu. Üzerinde düşünmek istemediği bir konuydu. Piknik alanında birçok kamelya vardı ama bu...