Bir adaya düşüyorsun. Tek başına yaşayan bir adam… Kibar, anlayışlı, yardımsever… Senin için elinden geleni yapıyor. Ne kadar güzel… İnsanın adadan ayrılası gelmiyor. Peki ya o nazik adam vahşi bir ejderhaya dönüşüyorsa? Tek derdi ölüm olan bir ejderhaya… Aynı sempatiyle yaklaşabilecek misin o adama? Aynı sevgiyle bakacak mısın? Bakmayacaksın… Ejderhanın korkusu uzaklaştıracak seni. Ve o nazik adamı içindeki ejderhayla yalnız bırakacaksın. Zaten insanların yaptığı bu değil mi? İçimizdeki ejderhayla bizi yalnız bırakmak... Bizim de tek yapacağımız o ejderhayı gizlemek olur. Çünkü ejderhayı kimse sevmez. Kendimiz bile… Ve saklandıkça öfkesi artar ejderhanın. Yapacağımız tek şey kalır. Kendimizi bir adaya hapsetmek… Kimsenin yaklaşmaya cüret edemeyeceği ıssız bir adaya… Kendimizi koruruz dünyadan, dünyayı koruruz kendimizden. Ejderha bizi yakar. Kendi ateşimizde boğuluruz. Ya biri dinleseydi? Bizi sevenler ejderhayı da sevseydi? Adaya kapanmak zorund...