Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Ölü Ozanlar Derneği"

Geçmiş, gelecek ve şimdi… Gelecekten gözlerini çekip şimdiye odaklanmaya heves eden bir grup çocuk… Gençler, deneyimsizler ve belki de hatalılar. Ama coşkularının farkındalar. İlk başta eğlence için attıkları adımın ne kadar derin duygulara zemin hazırladığını anlıyorlar. Bu karamsar ve tekdüze hayatta şimdiye odaklanmaları için gereken tek şey bir kıvılcım. Zaten yanmaya baştan hazırlar. Ama dünya da ateşlerini söndürmek için bir o kadar hazır.  -Bu yaştaki çocuk nereden bilecek? -Sen küçüksün, anlamazsın. Bana itaat et! -Mesleğini eline al, ne yaparsan yap! -Ben senin geleceğini düşünüyorum. -Ben senin geleceğini düşünüyorum… Ne kadar manidar. Bunu diyen adamın oğlunun bir geleceği yok artık. Şimdi istediğiniz kadar düşünün durun mezarının başında! Planlar yapın, kendi kendinize gururlanın…   Neden şimdiye bakmadınız? Neden anı yaşamasına izin vermediniz? Neden sizin yaptığınız gibi onun da hata yapmasına izin vermediniz? Neden onun coşkusunu da kendi coşkunuz gibi ezip...

Ne Demeli?

Şu an içimden sadece yazı yazmak geliyor. Ama öyle düşünceyle olmaz ki… Önce bir konu belirlemek gerek. Konu da gelmiyor ki aklıma. Konu olmadan yazılır mı acaba?  Tabii yazılır. Bazen konu sonradan gelir ve bu esere müthiş bir lezzet katar. Ancak duygu da hesaba katılmalı. Öyle kuru kuru yazı yazacağım deyip işin içinden sıyrılamaz ki insan… Duygu mu daha önemli konu mu? Soğanlı menemen mi soğansız menemen mi gibi bir soru sanki. Konu da önemli duygu da…. mı acaba? Neyse biz bir başlayalım da konu da duygu da işlenir yavaş yavaş. İşlenir değil mi? Aman… Yazınca görürüz işlenir mi işlenmez mi. İşlenmezse göstermem kimseye olur biter. Anlamsız bir yazı yazdım diye yeteneksiz olacak değilim. Anlamsızlığın anlamını çıkarırım ortaya belki de. Çıtayı çok yükselttik olmadı böyle. Neyse… Yazı yazmak istiyordum. Giriş… Evet girişle başlamalı. Girişi hallettikten sonra gelişme ve sonuç kendiliğinden gelir. Ama giriş ne olacak. Konu da yok duygu da. Ne yazmalı ilk cümleye? Nasıl başlatmalı s...

Sancı

Aynanın karşısına geçmiş güzelliğini izlemekten kendini alıkoyamayan Lisa, tacını düzeltti. Annesine alması için yalvardığı elbisenin içinde çok naif hissediyordu. Pahalı olan bu elbiseyi aldırmak için bir yıldır yalvarıyordu. Modası geçmesine rağmen hâlâ çok pahalıydı ama modasının geçmesi hiçte umurunda değildi Lisa'nın. Bir eliyle eteğinin ucundan tutup kendi etrafında döndü ve kıkırdadı. Etrafında olup biten hiçbir şey umurunda değildi. Çünkü o an kimsenin, mutluluğunu bozamayacağı bir an yaşıyordu. Evin ikinci büyük ablası Marilda,Lisa'ya bir bakış attıktan sonra ablasına Luna'ya bakmaya devam etti. Sabahtan beri ablasının eteğinin dibinden ayrılmamıştı. Onun için derinden hüzün duyuyordu. Yaşları yakın olduğu için abla-kızkardeş ilişkisinden daha ziyade arkadaş gibilerdi. Birlikte büyüdük, birlikte yaşlanacağız sözünün gerçek olacağını düşünmüştü. Ama ölümden daha beter bir durumla karşılaşmış olmanın verdiği gerçeksi bir tokat ile sarsılmışlardı. Annesi ...