Benim Derdim Bana Yeter

  Uyanıyorum. Bugün ayrı bir halsizlik var sanki üzerimde. Kahvaltımı yaparken bir cinayet haberi duyuyorum televizyonda. Yüzümü buruşturuyorum. Güzel bir sabaha uyanmışken başkalarının sorunlarını mı dinleyeceğim? “Beni ilgilendirmez.” Diye düşünüyorum. “Benim derdim bana yeter.” Televizyonu kapatıp iştahla kahvaltımı yapıyorum. Giyinip işe gitmek için dışarı çıkıyorum. Yolda birkaç iri çocuğun zayıf bir çocuğu ortalarına alarak dövdüklerini görüyorum. Ah şu çocuklar! “Neyse” diyorum. “Beni ilgilendirmez. Benim derdim bana yeter.”

  Otobüs beklerken yanımda koltuk değnekleriyle yürüyen bir adam görüyorum. Bir anda değnek takılıyor ve yere düşüyor. Acıyla inlerken çıkan sesten rahatsız olup kulağımı kapatıyorum. Adam benden yardım bekler gibi gözümün içine bakıyor. “Beni ilgilendirmez” diyerek önüme dönüyorum. “Benim derdim bana yeter.”

  Bir süre sonra otobüs seferlerinin iptal edildiğini görüyorum. Sinirlenip yola yürüyerek devam ediyorum. O sırada bir adam çıkıyor karşıma. “Tüm paranı ver!” diye bağırıyor. Korkuyla donakalıyorum. Karşılık vermeyince beni dövmeye başlıyor. Ayağa kalkmaya çalışıyorum ama başaramıyorum. Adam öfkeyle çantamı almaya çalışıyor. Elimden geldiğince karşı koyuyorum. Adam daha da sinirlenip bıçağını çıkarıyor. Bana doğru eğilirken yardım alma umuduyla etrafa bakınıyorum. Bir yabancıyla göz göze geliyorum. Tepkisiz bir şekilde yaşadığım acıya bakıyor. Bıçak darbesiyle gelen acıyı hissediyorum. Hırsız çantamı alıp kaçıyor. Son bir umutla yabancının gözlerine bakıyorum. Hala aynı soğuklukla karşılaşıyorum. Hiç mi vicdanı yok bunun? Acıma karşı nasıl böyle tepkisiz durabilir? Kan kaybından gözlerimi kapatmadan önce sesini duyuyorum yabancının: “Neyse… Beni ilgilendirmiyor. Benim derdim bana yeter.”

                                                                                 -Beyaz Gül-

 

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cesaret Nedir?

Sancı

Dağınık, Herşey Dağınık