Şüheda

 Öğretmenler odasındaki yuvarlak masada 5 öğretmen geçmişin hatıralarından bahsediyordu. Okulun en gamsız öğretmeninden Şüheda hocaya bir laf çarptı. "Siz hayatınızda ne gördünüz de acıdan bahsediyorsunuz hocam." Bir kahkaha patlattı Şüheda Hoca. "Evet ne acı görmüş olabilirim ki doğru" dedi. Kahkasının ardındaki acı dolu çığlığı duymamak mümkün değildi. Gözünden bir damla yaş akarken Şüheda Hoca konuşmaya devam etti. "Benim annem çok utangaç bir kadındı, o kadar utangaçtaki kızı olan ben vücudunu hiç görmemişken cesedini yıkarken gördüm vücudunu." Gözlerinden yaşlar boşalıyordu,  elini yumruk yapmış dizini dövüyordu Şüheda Hoca. Bir yandan çığlığını bastırabilmek için sürekli gökyüzüne bakıyordu. Devam etti..."Benim annem sarılmayı hiç sevmezdi, bazen zorla sarılırdım. Vücuduna değdiğim zaman bir sıcaklık hissederdim. Ben onun cesedine dokunduğumda buz gibiydi. Buz gibiydi...Doğru söylediniz hocam, ben ne acı çekmiş olabilirim ki?" Son sözünün ağırlığından masada oluşan sessizlikle arkadaşlarını yalnız bırakan Şüheda Hoca, nefes alabilmek için dışarı çıktı. Çok uzaklardan bir hıçkırık sesi duyuluyordu ama kimse yanına gitmeye cüret edemedi ve Şüheda Hoca, her zaman yalnız bırakılmaya alışmıştı. Hiçbir sorun yokmuş gibi davranmakta artık onun ezberine kazınmıştı.


~AhsenH~

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cesaret Nedir?

Sancı

Dağınık, Herşey Dağınık