Ne hissediyorsan...

"Bir insan aynı anda hem huzurlu hem de huzursuz olabilir mi? Diye sordu düşünceli genç, yanındaki arkadaşına. "Aynı anda hem kahkaha atmak isterken hem de bağıra bağıra ağlamaya hasret olabilir mi?" 

"Tabi..." dedi arkadaşı. "İnsanız sonuçta. Karmaşık ve duygusal canlılarız."

"Peki o zaman ben mutlu mu oluyorum mutsuz mu?" Diye sordu arkadaşına. Sürekli kendine aynı soruları sormaktan bıkmıştı ama aynı sorun üstüne gelip gelip duruyordu. 

-Şuan nasıl hissediyorsun? Dedi arkadaşı merakla bakarak.

 Gülümsedi.

-Mutlu sanırım... Mutlu olabilirim değil mi?

-Olamayacağını sana söyleyen nedir? 

-İnsanlar... Veya kendim...

-Mutlu olunca ne hissediyorsun?

-Vicdan azabı...

-Neden?

-Sanki hissetmemem gereken bir duygu hissediyormuşum gibi... Sanki şuan mutlu olmakla vakit kaybetmemeliyim.

-Mutluluk bir vakit kaybı mı?

-Değil biliyorum. Ama...

-Ama içindeki sesi susturamıyorsun.

-Susması gerekiyor değil mi?

-Neden konuşuyor peki? 

-Bilmem. Kafadan kontak herhalde.

-Belki de ihtiyacı vardır.

-Belki de... Ama konuşması bana zarar veriyor.

-Dinlemediğin uğultular başını ağrıtır.

-Dinlesem anlarım, anlasam yorulmam diyorsun.

-Sal her şeyi diyorum.

-Öyle demekle olmuyor ki.

-Ya oluyorsa?

-Travmalarımızı hesaba katmamız lazım.

-Ya onların bir önemi yoksa?

-Nasıl önemi olmasın? Hayatlarımızı inşa eden unsurlar onlar.

-Ya değilse?

-Ne demek istiyorsun anlamıyorum.

-Dedim ya! Sal her şeyi. Şu an mutlu veya mutsuz olabilirsin, sen hangisini istiyorsan onu seç. Huzurlu veya huzursuz olabilirsin, sen hangisinde rahat ediyorsan onu hisset. İnsansın, insan olmanın tadını çıkar. 

-Anı yaşa diyorsun.

-Anı yaşa diyorum.

                                       -Beyaz Gül-

Yorumlar