Hayatın Zor Ancak Eksik Parçası
Rastgele bir günün rastgele bir sabahıydı. Gitmesi gereken yere gidiyordu, sebebini sorgulamadan. Adımları düzenli, hareketleri dengeliydi. Öğrendiği şekilde yaşıyor, öğrendiği şekilde yürüyordu. Doğru yolda olduğunu bilmek ona yeterdi. Fazlasına gerek yoktu.
Ona verilen görevi yerine getirirken ayağına bir şey takıldı. Bakmak istemedi, bakmaya gerek duymadı. Tam ilerleyecekken rengi gözüne çarptı. Kırmızıydı ancak daha önce hiç böyle bir kırmızı görmemişti. Merakla eline aldı. Sıcak ve yumuşaktı. Anlamlandıramadığı bir hisle anında geri fırlattı. Sebebini bilmiyordu ancak o nesneyi hem sevmiyor hem de tekrar eline almak istiyordu. Kafasını salladı ve yoluna devam etmek istedi. Yürümeye çabalasa da ayakları ilerlemiyordu. Bir süre düşündükten sonra tekrardan yere eğildi ve garip nesneyi eline alıp bir kere daha inceledi. Bırakamayacağını anlayınca hızlıca gömleğinin sol cebine koydu ve görevine doğru yola koyuldu. Cebinden yavaş yavaş ısı yayılmaya başladı. Çok geçmeden tüm vücudu sımsıcak oldu. Farklılık sadece bununla sınırlı değildi. Karşılaştığı herkes gözüne değişik görünmeye başladı. Kendisi yanarken herkes soğuktu. Sebebi sorulmadan yapılan görevler ilk defa kafasını karıştırdı. Doğrular yanlış gelmeye başladı. Her gün nereye gidiyordu? Her gün ne yapıyordu? Neden yapıyordu? Dünyanın dönüşünü hissetmeye başladı. Renkler değişti, güzellikler değişti. Her geçen gün diğerinden farklı yaşanıyordu. Değişiklik hoşuna gitmemişti ancak değişikliğe neden olan o kırmızı şeyi bırakmak istemiyordu. Özenle bakıyor ve üzerine titriyordu. Ne ara bu kadar bağlandı bilmiyordu fakat sanki onu bulmadan önce yaşamamıştı. Ona “kalp” adını verdi. Hayatının zor ancak eksik parçası…
Çok geçmeden diğerleri de fark etti bu farklılığı. Sıcaklığı tanımayan insanlar bu yabancı nesneyi tehlike olarak gördüler. Arkadaşlarının tuhaf olmasının sebebi güzel olamazdı. İnsanoğlu gitmesi gereken yere giderdi. Görevler önemliydi. Anlam aranmazdı. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan “kalp” ortadan kaldırılmalıydı. Tüm dünya birleşti ve saldırdılar. Arkadaşlarına gelecek zararı düşünmeden… O ise tüm gücüyle korudu kalbi. Hissettiği sıcaklığı kaybedemezdi. Kalp olmadan yaşayamazdı, biliyordu. Bu yüzden kalbi en derinlere saklamaya karar verdi. Bir bıçakla göğsünü ortadan yardı ve en değerlisini büyük boşluğun içine gizledi. Kalp yerini bulmuştu. Herkesten uzak, sadece başka kalp sahiplerinin anlayabileceği bir yerde…
-Beyaz Gül-
Yorumlar
Yorum Gönder